Seyir Defteri

Mavi Vatanın Korkuttukları

04-03-2019

       ‘‘…Güneşin kızarmış tekerini ufkun nemli buharlarında batırdığı vakit, bütün Türk filosu,altı saatten beri Osmanlı atışlarına hiç cevap vermeden karşı koyan deve son darbeyi vermek için toplanıyor gibi görünmüştü… Bugün için parlak sancaklarla donattığı kaptan kadırgasında Barbaros, saldırıyı bizzat kendi yönetmekteydi…’’

        Fransız Amiral Jurien De La Graviere’in 19. yüzyılda kaleme aldığı ‘‘Doria ve Barbaros’’ isimli kitabında; 27 Eylül 1538’de yaşanan Preveze Deniz Zaferimiz, yukarıdaki cümleler ve benzerleriyle tasvir edilmektedir. Üç asır sonrasında bile olsa, Graviere kendi yaşadığı yüzyılda Preveze incelemesini yapmak zorunluluğunu hissetmiştir. Haklıdır da…18. Yüzyılın son çeyreğinde ve 19. yüzyılda donanmamızın başına çok büyük felaketler gelmiş olsa da, ortalama her 30-40 senede bir atalarımızın yeni bir donanma kurma hevesi asla kırılamamıştır. Her felaket sonrası, eleştirilecek birçok yönü olsa da, yeni bir donanma programı fikri sürekli gündemde kalmıştır. Diğer yandan,1876 yılı sonrasındaki siyasi atmosfer nedeniyle, yapılan tüm ikazlara rağmen, donanmanın Haliç’te tutulmasının bedelini ise Trablusgarp, Balkan ve 1.Dünya savaşlarında acı bir şekilde ödedik. Ancak, büyük Atatürk’ün direktifleri ve 1925 yılından sonraki gelişmelerle genç ve modern Türk donanmasının kurulmasını başarabildik. Bununla birlikte, donanmamızın son 45 yıldır aldığı riskli görevlerle birlikte son dönem yaşadığı musibetlerin, onu rotasından saptırmamış olması; dışarıdaki birçok mahfilin yeniden dikkatini çekmesine neden olmuştur.

        Sahte davalarla kan kaybeden, fakat 15 Temmuz 2016 sonrasında ise kendi içindeki fitne fücurları temizlemekten çekinmeyen donanmamız, 27 Şubat-08 Mart 2019 tarihleri arasında ilk defa aynı anda Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de olmak üzere 103 parça gemiyle Mavi Vatan-2019 Tatbikatını başlattı. Jenerik bir senaryoya istinaden, katılan unsurların deniz harekât görevleri ile kriz ve harp dönemine yönelik eğitimlerinin yapılacağı, milli silah sistemlerimizin deneneceği ilan edildi. Tatbikatın basın brifingine katılan komutanların; kumpas davalarda yargılanan ancak gerçeğin ortaya çıkmasıyla hak ettikleri makamları alan kişiler olması daha da dikkat çekiciydi. Bu değerli meslektaşlarımız, muhtemeldir ki, üç denizde aynı anda yapılan tatbikatın, planlama ve icrasında da yer alan komutanlardır. Geçmiş dönemde sahte belgelerle bilgi harbi oynayanların şimdiden Graviere benzeri yeni birini bulmaları gerekecektir. Yeni değerlendirmelere şiddetle ihtiyaçları olduğu kanaatindeyim. Diğer yandan, çevremizde ABD ile birliktelikler peşinde koşan bir kısım ülkelerin çaresizce izledikleri bu büyük tatbikat; kumpas davaları sonrası harekat kabiliyetini yitirdiği zannedilen donanmamızın yeniden ayağa kalkışını adeta sembolize etmektedir.

        Bu tatbikat özellikle Yunanistan’ı rahatsız etmiştir. Tatbikatın başlamasıyla birlikte bir anda Yunan ve GKRY basınında, ExxonMobile şirketinin Kıbrıs adası güneyinde yer alan 10. parselde 4-6 trilyon küp feet değerinde doğalgaz rezervi bulduğunu ilan eden haberlere rastlanmıştır. Söz konusu parseldeki rezerv mevkileri, ülkemize ait ilan edilmemiş Münhasır Ekonomik Bölge sınırlarımızın dışında bulunmaktadır. Bu haberle, dünya kamuoyunun dikkatini tatbikattan başka taraflara çekme gayreti içinde oldukları görülmektedir. Buldukları iddia edilen kaynağın kesin bir kaynak olmadığı, sadece bir kaynak rezerv tahmini olabileceğini de unutmayalım. ExxonMobile şirketinin 28 Şubat tarihli basın bülteninde, keşif bölgesinde cesaret verici sonuçlar alındığı ifade edilmekle birlikte, keşfedilen bu kaynağın bölgesel ve küresel pazarlar için enerji kaynağı olma potansiyelinin daha fazla değerlendirileceği belirtilmektedir. Henüz her şey netleşmemiştir. Ancak, Türkiye’nin ganbot diplomasisine karşı, Yunanistan ve GKRY’nin Kıbrıs merkezli bir enerji diplomasisi yürüttüğü söylenebilir. KKTC’nin ilgili en üst makamlarından yapılan federatif çözüm açıklamaları dikkate alındığında, resim daha da bir anlam kazanmaktadır.

        Yunan basınında, tatbikat günü gününe işlenirken, diğer yandan tatbikatın sıradan ve rutin eğitimleri içerdiği yönünde tutarsız haberlere de yer verilmeye başlanmıştır. Bazı kaynaklarda ise tatbikat sonrası güven artırıcı önlemlerin gündeme geleceği belirtilmektedir. Daha şimdiden Doğu Akdeniz’deki enerji paylaşımında Türkiye’nin dışarıda bırakılmaması gerekliliğini savunanlar dahi çıkmıştır. Eski Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, ‘‘…Türkiye'nin oradaki ticari gelişmelere katılımını sağlamalıyız. Adil bir şekilde olmalı. Eğer her şeyi kendimize almaya çalışırsak büyük hayal kırıklığına uğrayabiliriz…’’ demiştir.

        Karşı tarafta bir telaş hakim olsa da, doğalgaz rezervi bulduk ilanları, tatbikatı küçük gösterme çabaları, güven artırıcı önlemler beklentisi, Kıbrıs’ta federasyon eğilimleri ile bölgedeki ticari gelişmelere Türkiye’nin de katılması önerileri; müteakip dönemde önümüze konacak olan teklifler ve yol haritaları hakkında bizlere birer ip ucu vermektedir. Kumpaslarla gücünü kıramadıkları donanmamızın etkinliği, diğer tarafın Kıbrıs’ı da içine alan enerji odaklı bir stratejiye yönelmelerine neden olmaktadır. Kocias’ın yukarıdaki açıklamalarının samimi olmama ihtimali çok yüksektir. Ekim 2018’deki istifası sırasında; Yunanistan'ın karasularının ilk olarak İyon Denizi'nde 12 mile çıkarılmasına ilişkin kararname hazırlandığını, akabinde Girit'in kuzeyi ve ana karanın Ege'ye bakan bazı kıyılarında benzer kararlar için hazırlık yaptıklarını açıklayan da aynı Kocias’tı. Bu kapsamda, Kocias’ın ülkemizin bölgedeki ticari gelişmelere katılımını isteyen açıklamaları, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ta bize karşı bir kısım havuçların hazırlanmaya çalışıldığı ihtimalini ortaya koymaktadır. Ancak ne yaparlarsa yapsınlar, mavi vatandaki ısrarımızın bir şaka olmadığını donanmamızla göstermiş olmamız; önümüzdeki günlerde, komşu hükümetin içinde muhtemelen daha derin siyasi çatlaklara da sebebiyet verebilir. Bu ısrar, bahse konu komşu ülke ve benzerlerinin arkasında yer alan bir kısım güçler için de yeniden bir muhakeme konusu olacaktır.  

        Netice itibarıyla Türkiye, Mavi Vatan-2019 Tatbikatı ile denizlerdeki hak, alaka, çıkar ve menfaatlerinden vazgeçmeyeceği mesajını dünya kamuoyuna vermiştir. Güçlü bir donanmanın ve mavi vatanımıza sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu idrak ettiğimiz günleri yaşamaktayız. Kamuoyunun durumsal farkındalığı gün geçtikçe artmaktadır. Askeri gücümüzü, deniz yetki alanlarımızı ilan ederek, bir kısım bölge ülkeleriyle de akılcı iş birlikleri ve tutarlı bir dış politikayla taçlandırdığımız takdirde; Doğu Akdeniz’de önümüze konulmaya çalışılan engelleri aşabileceğimizi değerlendiriyorum. Ayrıca, milli imkanlarımızla herhangi bir hidrokarbon kaynağı keşfi yapılması durumunda ise, ilave askeri üs ihtiyacı, endüstriyel alt yapı, bölge denizciliği gibi hususlarda hazırlıklı olunması gerektiğini de unutmamalıyız. Her türlü melanete rağmen, mavi vatanımızdaki bütün bu gurur verici çıkışları bize yaşatan donanmamıza çok şeyler borçluyuz.

        18. ve 19. yüzyıllarda Çeşme, Navarin ve Sinop’ta facialar yaşayan donanmamızın, sonraki yıllarda yenilenme çabaları karşısında bile tedirginlik duyan ve Avrupa’nın hislerine tercüman olan Fransız Amiral Graviere’in kitabındaki İngilizlerle rekabeti konu alan ‘‘Silahsızlanma inisiyatifini kim alacaktır ?’’ başlıklı bölümündeki son sözleri:

‘‘…Deniz savaşlarını durduralım, savaşın kendisini durduralım; ama herkesten önce Preveze’de galip olanlar başlasın !’’ 

şeklindedir. O gün denizlerdeki rekabetin dışında kaldığımız en olumsuz şartlarda bile bu cümleleri kuranlar, bugün güçlü donanmamızla mavi vatana sahip çıkmamızın korkusunu yaşıyorlar. Denizlerde olma zorunluluğumuza dair sebeplerin, tarihsel bir arka planı olduğunu da hatırımızdan çıkarmamalıyız.

 

Kaynaklar:

www.alpkirikkanat.com

De La Graviere, Jurien, ‘‘Doria ve Barbaros’’, sayfa 250, 274, Profil Kitap, 2018, İstanbul.

Düzcü, Levent, Dr., ‘‘Yelkenliden Buharlıya Geçiş, Osmanlı Denizciliği’’, sayfa 58,59, Doğu Kütüphanesi, 2017, İstanbul.

Öndeş, Osman, ‘‘Hasan Rami Paşa ve Hatıratı’’, sayfa 206, 207, 208, 209, Alfa Yayınları, 2013, İstanbul.

Kezek, Atilla, (E) Koramiral, 03 Mart 2019, https://odatv.com/cozum-diplomasi-03031927.html

Özdemir, Volkan, Dr., 01 Mart 2019, https://www.youtube.com/watch?v=tl4cFaIN2O8

https://www.dzkk.tsk.tr/guncelduyuru.php?id=1568&dil=1

https://news.exxonmobil.com/press-release/exxonmobil-makes-natural-gas-discovery-offshore-cyprus

https://greece.greekreporter.com/2019/02/28/us-exxon-mobil-announces-huge-natural-gas-discovery-off-cyprus/

https://tr.euronews.com/2018/10/24/yunanistan-adalar-icin-adim-atmaya-hazirlaniyor-egemenlik-haklarimizi-muzakere-etmeyecegiz

https://www.yenicaggazetesi.com.tr/kktc-cumhurbaskani-federasyon-istedi-221650h.htm

https://www.internethaber.com/eski-yunan-bakan-turkiyeyi-dahil-etmeliyiz-2004515h.htm

https://www.independent.co.uk/news/world/americas/former-us-diplomats-criticise-bush-over-middle-east-58835.html


Bu makale https://www.7deniz.net/yazar-mavi-vatanin-korkuttuklari-150.html adresinde yayınlanmıştır.