Seyir Defteri

Rusya'nın Arktik Faaliyetleri ve Yansımaları

19-09-2019

       Dünyanın hemen hemen her tarafı sorunlar yumağıyla iç içe. Bizler doğal olarak yakın çevremizde geçen hadiseleri takip edip, yorumlamaya çalışıyoruz. Elbette ki ilk önceliğimiz, ülkemizi ilgilendiren problemler olacaktır. Fakat dünyanın başka yerlerinde de önemli gelişmeler kaydedilmektedir. Bu bir kısım gelişmeler, içinde bulunduğumuz coğrafyayı da etkileyebilecek bir potansiyel teşkil etmektedir. Örneğin, Kuzey Kutbu’nda olanlar ilginç bir seyir izlemektedir.  Bu bölge, dünya yüzeyinin yaklaşık 1/6’sını oluşturan ve 27 milyon km kareye yakın alanıyla, Avrupa’dan yaklaşık 3 kat ve Rusya’dan da 1,5 kat daha büyüktür. Bu alanın 9 milyon km karelik kısmı ise karasal bölgelerdir. Bu bölgede ABD, Rusya Federasyonu, Kanada, Norveç ve Danimarka’nın kıyısı bulunmaktadır. Arktik Konseyi’ni oluşturan ABD, Rusya, Danimarka, Norveç, İsveç, Finlandiya, İzlanda ve Kanada’nın içinde yer aldığı ülkelerden, özellikle bölgede kıyısı olanların kendi aralarında yaşadıkları doğal kaynak ve deniz yetki alanlarının paylaşımıyla ilgili tartışmalar, bölgede tansiyonu yükseltebilecek potansiyeldeki konular olarak görülmektedir. Örneğin, Kanada, Danimarka ve Rusya arasında kıta sahanlığı ve bir kısım tartışmalı adacık sorunu mevcuttur. Ancak Rusya, özellikle uzun kıyıları nedeniyle coğrafyanın kendisine sağladığı avantajı, farklı şekillerde kullanmaya çalışmaktadır. Rusya, bölge siyasetindeki etkinliğini artırmak maksadıyla; savunma ve ekonomik altyapı girişimlerini ve tedbirlerini hızlıca almaya devam etmektedir.                      

       Rusya’nın, Kuzey Kutbu’nda kendi kıyılarına yakın işletmeye çalıştığı deniz ulaştırma rotaları, bölgede ekonomik arayışları olan bölge dışı aktörlerin de merak ve ilgisini çekmeye başlamıştır. Çin ve Avrupa arasında önemli bir mesafe ve yakıt tasarrufu sağlayan bu rotaların, dünya deniz ticaretine ciddi bir avantaj getireceği ortadadır.

       Bu bölgedeki bilinen ana rotalarda kesintisiz seyir yapmak mevsime bağlı olarak mümkün olabilmektedir. Gemilerin buzkıran özelliğinin olması ya da bir buz kıran geminin rehberliğinde seyir yapılması gerekmektedir. Rus kıyılarını takip eden ve Atlantik ve Pasifik Okyanuslarını birleştiren kuzey rotası, aynı maksada yönelik olarak Kanada Arşipel Geçidi’ni kullanan kuzey-batı rotası ve Rusya’nın Murmansk limanı ile Kanada ve ABD’nin Atlantik kıyılarını birleştiren Arktik köprüsü rotası, Arktik bölgesinin ana deniz ulaştırma rotalarıdır. Bir diğer rota ise Arktik’in tam ortasından geçen ve Transpolar deniz rotası olarak adlandırılan rota olup, buzulların olmadığı ortam için farazi olarak düşünülmüş bir rotadır. Netice itibarıyla Rusya, Avrupa ve Çin limanları arasında, kendi kontrolünde, kendi kıyılarına yakın rotaları kullandırarak söz konusu geçişlerden ve bu geçişler esnasında ihtiyaç duyulabilecek kıyılardaki liman ve kolaylık tesisleri ile endüstriyel tesislerin sağlayacağı imkân ve kabiliyetlerden ekonomik bir getiri beklemektedir. 

       Diğer yandan, önümüzdeki dönemde bu bölgede hidrokarbon yatağı keşif, sondaj ve işletim faaliyetleri gündeme gelecektir. Bu kapsamda birçok ülkenin de Rusya ile bölgedeki endüstriyel tesislerin kurulması yönünde iş birliği içine girmeye çalıştıkları görülmektedir. Daha şimdiden, Çin, Japonya, Güney Kore, Singapur ile Almanya, İngiltere, Fransa, Hollanda, İtalya ve Fransa’nın bölgede ekonomik olarak bir arayış içerisinde oldukları gözlemlenmektedir. Tabiatıyla bu hususlar, Rusya ve bölge konseyi içinde yer alan ülkeler arasında askeri rekabetin ön plana çıkmasına neden olmaktadır. Bu kapsamda; özellikle Rusya’nın bölgede ciddi sayılabilecek askeri faaliyetlerine rastlanılmaktadır.                  

       Son dönemde bu bölgede artan Rus askeri varlığı ve faaliyetleri Batı için önemli bir endişe kaynağı haline gelmiştir. Rusya’nın önümüzdeki dönemde bu bölgede ortaya çıkması muhtemel siyasi ve ekonomik anlaşmazlıklarda caydırıcılık sağlamaya yönelik olarak, askeri varlığını ve faaliyetlerini artırma çabası içinde olduğu belirtilmektedir. Örneğin, açık kaynaklara yansıyan en son bilgiler kapsamında; Norveç, kendi sınırına sadece 37 mil (60 km) uzaklıkta bulunan Murmansk’taki Zapadnaya Litsa Deniz Üssü merkezli Rus askeri faaliyetlerinden oldukça rahatsız olmaya başlamıştır. Diğer yandan, Rusların bölgedeki bir kısım faaliyetleri, Norveç’in sınır bölgesinde ufak bir balıkçı adası olan Vardo’daki Norveç-Amerikan ortak dinleme tesisinden ve diğer yüzer, dalar ve uçar unsurlar ile uydulardan takip edilmeye çalışılmaktadır.                           

       Bu yılın başından itibaren Rus Kuzey Filosu unsurlarının hareketleri, rutin normal faaliyetler gibi gözükse de bu unsurların nisan ve mayıs aylarında başlayan satıhtan havaya Kinzhal (SA-N-9) füze denemeleri ile diğer yoğun güdümlü mermi test faaliyetleri dikkat çekmiştir. Aynı dönemde, Kirov sınıfı Pyotr Velikiy (099) ve Slava sınıfı Mareşal Ustinov (055) fırkateynleri, Norveç’in kuzey kıyılarına yakın uluslararası sularda güdümlü mermi atış denemelerinde bulunmuşlardır. Diğer yandan, çok maksatlı nükleer Yasen sınıfı Severodvinsk (K-560) denizaltısından yapılan Kalibr güdümlü mermi denemeleri ile bölgedeki yoğun GPS sinyal karıştırmaları, Nordik ülkeleri tarafında endişeye sebebiyet vermiştir. Kalibr güdümlü mermisinin su altından yapılan ilk denemesi nedeniyle, atış bir hayli dikkat çekmiştir. GPS sinyal karıştırmaları ise bölgeye yakın sahalarda icra edilen NATO tatbikatlarında ve sonrasında yoğun olarak tespit edilmiştir. Ağustos ayında ise Barents Denizi'nde, Borei sınıfı Yuri Dolgoruki (K-535) ve Tula (K-114) denizaltılarından Sineva ve Bulava isimli 8000 km menzilli kıtalararası balistik füzelerin test atışları yapılmıştır. Bu füzelerin Arkhangelsk ve Kamçatka'daki hedeflerini başarıyla vurduğu açıklanmıştır. Bununla birlikte 2020 yılında, Zircon hipersonik seyir füzelerinin denemelerinin de bölgede bulunan Yasen sınıfı denizaltılardan yapılacağı belirtilmektedir. Bu denemelerin son dönemde Pasifik Okyanusunda da yapıldığı gözlemlenmektedir. Tabi, bu faaliyetlerin yanı sıra, bazı kazalar da olmuyor değil. Haziran ayında, Barents Denizi’nde derin deniz tabanı araştırması yapmakta olan bir Rus denizaltısında bir yangın çıktığı açık kaynaklarda yer almıştır.

       Bununla birlikte, Rus Arktik savunma sisteminin bir parçası olarak görüldüğü belirtilen alçak irtifa Tor-M2DT (SA-18) füzelerinin; Franz Josef Land, Novaya Zemlya, Severnaya Zemlya ve Yeni Sibirya adaları ile daha doğuda bulunan Wrangel adasında konuşlu Rus askeri tesislerine yerleştirilmek üzere hazırlandığı ifade edilmektedir. Diğer yandan, Novaya Zemlya adasına yüksek irtifa S-400 hava savunma sisteminin de konuşlandırıldığı açık kaynaklarda yer almaktadır.

       Bir kısım uzmanlar tarafından, Rusların bütün bu girişimlerinin; deniz ulaştırma rotaları ile askeri ve sivil tesis ve yerleşim alanlarının emniyetini sağlamaya yönelik olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Ancak geçen yıl ekim ayında Norveç’te icra edilen Trident Juncture 2018 NATO tatbikatına katılan, 31 ülkeden 50 bin personel, 65 harp gemisi, 250 uçak ve 10 bin aracın Rusya üzerinde yarattığı olası  etkinin de bu agresif sayılabilecek faaliyetlerini tetiklemiş olabileceğini dikkate almak zorundayız. Diğer yandan 800 civarında İngiliz deniz piyadesinin eğitim vermek maksadıyla Norveç’te bulunduğunu ve İzlanda üzerinden İngiliz Eurofighter Typhoon uçaklarının keşif uçuşları gerçekleştirdiklerini de unutmayalım. 

       Meteorolojik şartlar nedeniyle Rusların, bu bölgedeki askeri varlığını sürdürülebilir halde tutabilmesi kapsamında da faaliyetlerini yoğun olarak devam ettirdikleri görülmektedir. Uzun geçen kış döneminde askeri varlığının idamesi kapsamında Rus Kuzey Filosu tarafından bölge için bir ulaştırma ve lojistik planlaması yapıldığı anlaşılmaktadır. Yıl içerisinde lojistik gemilerle, efektif olarak bu sistemi devam ettirmeye çalıştıkları görülmektedir. Bu gemiler içerisinde, 260 metre boyunda, 60 bin deadweight tonluk nükleer takatli buzkıran Sevmorput isimli konteyner gemisi ise ayrıca dikkat çekmektedir. Bu yılın temmuz ayı ortalarına kadar, adalar arasında toplam yaklaşık 17 bin ton malzeme tedarikinin sağlandığı, 01 Ekim’e kadar olan dönemde ise bu tedarikin 37 bin tona ulaşacağı belirtilmektedir. Tabi, malzemelerin tam olarak mahiyetini bilemesek de bunların yiyecek, içecek ve koruyucu melbusat gibi temel ihtiyaçların yanı sıra, alt yapı, yakıt, silah ve mühimmat stokuna yönelik olabileceği de düşünülebilir. Diğer yandan aylara göre değişkenlik gösteren sıcaklıklar (kimi kaynaklarda +5 ila -43 C derece) karşısında malzeme tüketim sıklığı ve dayanıklılığı konusunda da açık kaynaklarda çok fazla bir bilgi bulunmamaktadır.

       Meselenin askeri boyutunun dışında, Rusya’nın bölgede bazı endüstriyel alt yapı tesislerini kurmaya yönelik faaliyetleri de gözlerden kaçmamaktadır. Ağustos ayı itibarıyla Akademik Lomonosov isimli yüzer bir nükleer platform, kuzey Rusya kıyılarının en doğu ucunda yer alan Çukotka bölgesine gitmek üzere St.Petersburg’dan ileri harekete geçti. Bu platform, 100 bin nüfuslu bir kentin bütün elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede. Bununla birlikte, dünyanın en büyük doğal gaz ihracatçısı olan Rusya, Asya piyasalarını hedef alarak, Arktik’teki LNG potansiyelini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu kapsamda Yamal Yarımadası’nda ilk sıvılaştırılmış doğal gaz tesisini 2017’de kurmuştur. LNG2 projesi ise Gydan’da tasarlanmakta olup, Rus, Fransız, Çin ve Japon şirketlerinin oluşturduğu bir konsorsiyumla planlanmaktadır. Bu projede alt yüklenici olarak, bir kısım tesislerin inşası kapsamında bir İtalyan ve Türk şirket ortaklığının da yer aldığı medyada yer almıştır. LNG2 projesi oldukça kapsamlı. Zvedza tersanesinde loyd klası Arc7 olan 15 adet LNG gemisi inşasının planlandığı iddia ediliyor. Bununla birlikte, Kuzey rotalarının Çin ve Rusya için öneminin tartışılmaz bir boyut aldığı anlaşılmaktadır. Rusya tarafından, bahse konu rotalarda bu yıl sonunda 26 milyon ton yük taşınmasının beklendiğini, gereken alt yapının inşası ve mevcudun yenilenmesi hitamında 2021’e kadar olan dönemde taşınan yükün 51 milyon tona, 2024’e kadar ise bu yükün 80 milyon tona çıkacağı ön görülmektedir. Tabi meteorolojik koşulların, Rusya’nın da hareket kabiliyetini bu bölgede kısıtladığını unutmayalım. Bu da gelişmelerin hızını etkileyen bir durumun ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

       Diğer yandan, Rus kıyılarındaki limanların ve altyapının kuzey intikal rotalarını ve deniz ticaretini destekleyeceğini varsayarsak; bu, Rusya için ekonomik bir kazanca neden olacaktır. Bu nedenledir ki bölgedeki deniz trafiğini kendi kontrolünde düzenlemek maksadıyla; bir kısım niyetlerini de açık etmekten geri durmamıştır. Bu kapsamda Rusya bu yılın mart ayında, yabancı gemilerin kuzey rotalarının kullanımı konusunda yeni koşullar ilan ederek, Rus makamlarının 45 gün önceden haberdar edilmesi ve gemiler ve taşıdıkları yükün mahiyeti hakkında bilgi verilmesi zorunluluğunun olduğunu deklare etti. Bu deklarasyonun, şimdilik zor gözükse de bir deniz trafik düzeni tüzüğüne dönüşmesi ihtimali karşısında bile, ABD’nin mevcut imkanları kapsamında yapacağı çok fazla bir şey olmadığını düşünüyorum. Her ne kadar, ABD tarafından yapılan açıklamada; Arktik’in kimsenin gölü olmadığı belirtilmişse de özellikle kış aylarında ABD bu bölgede gemi bulundurma konusunda zorlanmaktadır. Örneğin, 2018’in son aylarında Arktik’te planlanan deniz tatbikatının, elverişli buzkıran gemisinin olmaması nedeniyle iptal edildiği bilinmektedir. Bu yılın haziran ayında ise, ABD Savunma Bakanlığı tarafından ‘‘Kuzey Kutbu Bölgesi Strateji Raporu’’ yayınlanmıştır. Rapor, ABD’nin Kuzey Kutup Bölgesinde yaşanan sorunlar karşısında daha fazla aktif olunmasını, bölgedeki operasyonların güçlendirilmesini, tatbikatların ve soğuk hava eğitimlerinin düzenlenmesini ve bölgede kurallara dayanan bir düzenin desteklenmesini öngörüyor. Söz konusu bu rapor, geleceğe yönelik bir kısım öngörüler içerse de ABD’nin şu an için buzkıran gemileri rekabetinde bile oldukça geride kaldığı bilinmektedir. Bununla birlikte, Çin’in bu bölgede ne sebeple olursa olsun yer alması da ABD’yi fazlasıyla rahatsız etmektedir. Ancak Çin’in hem Rusya hem de bir kısım bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini başarıyla sürdürmekte olduğu görülmektedir.

       Netice itibarıyla, Rusya’nın gerek askeri gerekse ekonomik kapsamda Kuzey Kutbu bölgesinde yaptığı ya da yapmaya çalıştığı, açık kaynaklara yansımış faaliyetlerinin bir kısmından örnekler vererek, ortaya çıkan resmi yorumlamaya çalıştım. Bütün bunlar bizi neden ilgilendiriyor? Dünyanın tepesindeki bu bölgeden bakıldığında, aşağıda geçen olaylar daha farklı şekilde yorumlanabilir. Tepesindeki soğuk ve buzlu ancak iklim değişikliği tehdidi altında bulunan bu bölgede, inisiyatifi rakibe kaptırmış gibi gözüken bir ABD’nin, aşağı bölgelerde kontrolü sağlaması da zor olabilir. Nitekim zorlandığı da ortadadır. Birçok yerde realpolitiğin dışına kayılması, kendileri açısından daha büyük zararlara neden olabilecektir. Rusya’nın, özellikle Orta Doğu’da, ABD ihtiraslarının sonucunda fazla bir gayret sarf etmeden, şimdilik, payına düşen meyveleri toplamaya başlamış olduğu gözlerden kaçmamalıdır. ABD Başkanı Trump’ın çevresindeki şahinlerden rahatsız olması ve son olarak da Ulusal Güvenlik Danışmanını görevden alması bu açıdan değerlendirilebilir. Arktik bölgesinde yer aldığı tahmin edilen hidrokarbon kaynaklarının zenginliği, dünya jeopolitiğini değiştirebilecek bir potansiyele sahip gözükmektedir. Bu kapsamda, kuzeyde yarattığı baskı ve ön aldığı siyasi, askeri ve ekonomik pozisyonun; Rusya’yı, diğer bir kısım bölgelerde ABD’ye karşı kısmen daha avantajlı bir konuma getirdiğini tahmin ediyorum. Sonuçta, ABD’nin bu gibi mücbir nedenlerden dolayı, Orta Doğu gibi bir kısım bölgelerde Rusya ile anlaşma yoluna gitmiş olabileceğini ya da gidebileceğini değerlendiriyorum. Ülkemizin Suriye iç savaşı nedeniyle, sınırımızda oluşan terör yapılanmasına karşı yürüttüğü mücadele kapsamında; Astana ve son Ankara zirvesinde alınan kararları bir de bu gözle değerlendirmek zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımızı da direkt etkileyebilecek boyutta olacaktır. ABD, Arktik bölgesinde Rusya’nın kat edebileceği gelişmeler karşısında çaresiz kalmak istemeyecektir. Kuzey Kutbu’nun Kuzey Amerika’nın savunmasında bir cephe hattı haline geldiği ve bu bölgede birçok yönden ihtiyatlı bir yatırıma ihtiyaç duyulduğu uzun bir zamandır ABD’de dillendirilmektedir. Kendi arka bahçesini sağlama almak maksadıyla; zorlandığı diğer farklı bazı bölgelerde sonuca ulaşmak yerine, kontrolü tam ya da kısmen sağlayıcı tedbirleri almak isteyebilir. Bu, bizi ilgilendiren önemli konularda ABD-Rusya ortaklığını karşımıza çıkarabilir.

 

Kaynaklar:

https://www.nato.int/docu/review/2019/Also-in-2019/the-changing-shape-of-arctic-security/TR/index.htm    (16Eylül 2019)

http://anahtar.sanayi.gov.tr/tr/news/arktik-bolgesi-ve-yurutulen-calismalar/9747 (16 Eylül 2019)

https://e360.yale.edu/features/cargo_shipping_in_the_arctic_declining_sea_ice  (16 Eylül 2019)

https://transportgeography.org/?page_id=412 (16 Eylül 2019)

Gürdeniz, Cem, (E) Amiral, ‘‘Antartika ile Uğraşırken Arktik Okyanusu’ndan Uzaklaşmayalım’’, Aydınlık Gazetesi, 18 Ağustos 2013,  https://www.aydinlik.com.tr/arsiv/antarktika-ile-ugrasirken-arktik-okyanusundan-uzaklasmayalim (16 Eylül 2019)

O’Dwyer, Gerard, ‘‘Nordic Countries See Russia Flex Its Missiles Muscles’’, Defence News Dergisi, Vol.34 No:14, syf.8, 9, 05 Ağustos 2019.

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rusya-nukleer-denizaltilarla-fuze-denemesinde-bulundu-41310796

https://savunmasanayist.com/haberler/rus-denizaltilari-kuzey-kutbundan-iki-adet-balistik-fuze-atesledi/  

https://tr.sputniknews.com/savunma/201909161040179949-rusya-arktikaya-s-400-sistemleri-konuslandirdi/ (16 Eylül 2019)

https://www.youtube.com/watch?v=hhAaFXyy9rU  (16 Eylül 2019)

https://www.themoscowtimes.com/2019/07/26/large-quantities-of-supplies-on-their-way-to-arctic-military-bases-a66595  (16 Eylül 2019)

https://www.themoscowtimes.com/2019/05/24/russia-warns-it-will-take-measures-in-response-to-new-near-border-spy-radar-in-arctic-norway-a65740 (16 Eylül 2019)

https://www.maritime-executive.com/article/russia-readies-nuclear-container-ship (16 Eylül 2019)

https://odatv.com/rusyadan-dunyanin-gozunden-kacan-hamle-17091932.html (16 Eylül 2019)

https://www.enerjiportali.com/arktik-lng-2-icin-turk-italyan-ortakligi-yapildi/  (16 Eylül 2019)

http://www.denizticaretgazetesi.org/dunya/kuzey-kutbunda-yeni-gaz-atilimi/13043  (16 Eylül 2019)

https://arctic-lio.com/news-review-of-the-events-on-the-nsr-2-may-2019/  (16 Eylül 2019)

https://bilimfili.com/dunyanin-kutup-bolgelerinin-karsilastirilmasi/ (17 Eylül 2019)

https://www.arctictoday.com/russia-sets-out-stringent-new-rules-for-foreign-ships-on-the-northern-sea-route/ (17 Eylül 2019)

https://tr.sputniknews.com/karikatur/201812171036672840-abd-arktik-tatbikat-vazgecme-rusya-yardim/  (17 Eylül 2019)

https://www.denizhaber.net/abdnin-arktikteki-tatbikattan-vazgecme-nedeni-ortaya-cikti-haber-85875.htm (17 Eylül 2019)

https://media.defense.gov/2019/Jun/06/2002141657/-1/-1/1/2019-DOD-ARCTIC-STRATEGY.PDF

(17 Eylül 2019)

https://thehill.com/policy/energy-environment/451126-russia-to-tow-controversial-nuclear-power-station-to-arctic-report (17 Eylül 2019)

https://www.7deniz.net/mobil.php?islem=haber&id=25715&i=1 (17 Eylül 2019)


Bu makale http://www.ngazete.com/rusyanin-arktik-faaliyetleri-ve-yansimalari-961yy.htm adresinde yayınlanmıştır.